
Açıklama
15 Ekim 2026
1 dk okuma
Paylaş:
Kamu kurumlarında çalışan eczacılar; artan iş yükü, talebi karşılamayan kadro sayıları ve insanca yaşam hakkı sunmayan özlük hakları ile sağlık hizmeti vermeye çalışıyor.
Kamu kurumlarında çalışan eczacılar; artan iş yükü, talebi karşılamayan kadro sayıları ve insanca yaşam hakkı sunmayan özlük hakları ile sağlık hizmeti vermeye çalışıyor.
Hastane eczacılarının mevcut iş yükü var olan personele oranlandığında zaten fazlayken, kamu eczacılarına sürekli yeni işler yüklenmekte ancak personel sayısında bir değişikliğe gidilmemektedir. Tıbbi sarf, stok birimleri, kemoterapi ve radyopak ilaçlar, ilaç ihaleleri gibi görevlendirmeler eczacıların aşırı iş yükü ve mobbing altında boğulmasına yol açmıştır.
4 Ekim 2025 tarihli yazıyla “Evde Sağlık Hizmeti Sunumu Hakkında Yönetmelik” gereği, evde bakımı yapılan hastaların ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesi için iki eczacının sağlık ekiplerine eşlik etmesi talep edilmiştir. Mevcut personel sayısı temel görevlerin yerine getirilmesine bile yetmezken artan iş yükünü kaldırmak mümkün değildir. Az personelle sağlık hizmeti sunmak tükenmişliği artırır, hizmet kalitesini düşürür ve hasta güvenliğini tehdit eder.
Kamuda çalışan eczacı sayısı bugün itibarıyla 5 bin 141’dir. Bu sayı sağlık ihtiyacına göre yeniden düzenlenmeli, hastanelerde her 25 yatağa bir eczacı düşecek şekilde revize edilmelidir. Kadro sınırları değil, insanca çalışma koşulları esas alınmalıdır. Kamu eczacıları diğer stratejik personel branşları ile benzer mali haklara sahip olmalı, kat sayısı adaletsizlikleri giderilmelidir.
ECZACI-SEN olarak, halk sağlığına karşı sorumluluğumuz gereği yetkilileri göreve çağırıyoruz. Sağlık hizmeti sunumu, yeterli ve donanımlı personelle, insanca çalışma ve yaşam koşulları altında sunulabilir.
Görseller







